6 Mart 2007 Salı

s.

ruh halimin stabil olmamasını keşfim, yakın bir geçmişe dayanmıyor malesef. kendimi bildim bileli "tamam mutluyum", "omgwtf çok sinirliyim", ölmek istiyoruağğm" diye kesin bir yargıda bulunabildiğim zamanlar pek nadir oldu. bu stabilitesiz durumu hep "kötü" olarak adlandırdım ben kafamda. yanlış olduğumu da düşünmüyorum açıkçası, daha ne hissettiğimi bilmeden, o hisse uygun davranmam gerekiyor, sonunda da istenmeyen durumlar çıkıyor ortaya.

ha bu konuya yine nerden geldim, orası da garip. bir dergi okudum, içim mutluluk doldu. ulan dedim, hakikaten yaşamak istediğim şeyler var şu hayatta. ve işin ilginci -ve nadir olan kısmı- buna güç de buldum kendimde. isteklerimi dile getirdim kendi içimde, bunlar için bişey yapmalıyım dedim ve en ilginci de bunları hayata geçirmek için güç buldum kendimde, dediğim gibi.

üzerinden 1 saat falan geçti bunlar olalı herhalde. salonun karanlık bir köşesinde oturmuş neyin yanlış olduğunu düşünüyorum. sıkıntıdan başım ağrıyor. eğilip ayağımı kokluyorum iki hareket olsun diye. gece nasıl tek yatacağımı düşünüyorum. herşeyi kafamda ben mi yaratıyorum diyorum, bi kısmını en azından. ama bu bile yeterince kötü.
ağlamaya değer.

en çok kullandığım cümleyi düşünüyorum.

hayat çok garip.

2 yorum:

hidden dragon dedi ki...

hayatta yapmak istediklerinin bi listesini çıkarıp sonra da teker teket bunları ne zaman ve nasıl yapacağına dair planlar yapmak çok zevkli bişey, tavsiye ederim.

bi de ayağını kafana kadar getirebiliyor musun hakkaten? esnek olmak lazım. helal olsun :)

piç dedi ki...

belki de bana tatmin ve mutluluk sağlayabilir bunu yapmak. cidden lan, bu günden itibaren yazacağım.

ayağım kafama geliyor, ve fekat katiyyen esnek değil, aksine tam bir kalasım :)