Konuşuyoruz. Anlatıyoruz birbirirmize. Tartışıyoruz.
Anlamlandıramıyoruz.
Ve şöyle sesleniyorum ona: Kültürün kendi dili bir diğer kültür için anlamlandırılamazlığıysa, ortak değer kümelerimiz olmadığı sürece dillerimizi nasıl algılayacağız?
Belki de, diyor, “ya” yerine “ve” demenin vakti geldi (geçiyor).
O halde, diyorum, varlık alımlamamız farklı olsa bile, ortaklaştığımız yerler olabilir. Ya benzerliklerimizden gayrısına dokunulmazlık vereceğiz, yahut değer kümelerimizi çözümleyebilmek için birbirimizi tanımaya başlayacağız.
Buna tenezzül edeyim, diyor.
Kutsiyetime ve aşkınlığıma seni ortak edeyim, diyorum.
Başaramıyoruz.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder