12 Mart 2007 Pazartesi

alkol...

insanlar arası ilişkiler ne kadar da garip..
bugün ilk defa eski sevgilimin yeni sevgilisiyle doğru düzgün muhabbet etme şansı buldum. ikimiz de türk olduğumuz ve aramızda türkçe konuştuğumuz için çok rahat izole olduk. önce çevredeki insanlar "türkçe konuşmayın lan! bişey anlamıyoruz!" da deseler umrumuzda değildi. bir süre izole olduktan sonra kimse seninle ilgilenmiyor zaten. ilgiense de ne keza, "türkçe ilginç bir dil" demekten ileri gitmiyor hiçbirşey..
uzun uzun konuştuk. alkol de yardımcı oldu, "buyrun geçler, şunu bunu da konuşun, yaklaşın birbirinize" dedi. zaten alkol insaları yaklaştırmayı çok sever. bunu alkol gruplarının özellikleri olarak organik kimya sınavında da yazmak istemiştim hatta, "OH grupları insanları birbirine yaklaştırır hocam. mutlaka siz de biliyorsunuzdur..."
bir an aklımdan geçmedi değil, "şu hatunu başta çıkarsam mı?" dedim. valla dedim. o an kendisini baştan çıkarabileceğimi gördüm. tıpkı bir boks maçında ilk raunddan kazanabileceğini anlamak gibi. bir his işte. bir içgüdü. benim için zor birşey değil kız tavlamak.. kız tavlamak? avcılık işte... ama yine de çok garip bir laf gibi geliyor bana. sihirli güçlerim var benim. kadınların arasına sokulmuş bir casus gibiyim. biliyorum ne istiyorlar, neyimi istiyorlar. buyrun, hepsi sizin olsun! yeter ki sevin beni... yeter ki şu içkili halimde kollarınızda bir yer bulayım.
evet ne diyordum, bir an kendisini elde edebileceğimi düşündüm. utan kendinden! eski sevgilinden alınacak bir intikamın mı var sanki? nedir bu insalara zarar verme içgüdüsü? belki de insanlara zarar verebileceğinin bilinci hoşnua gidiyor. bu bir güç. güç iktidardır.
sevgilim geldi sonra aklıma. beni kıskanır mı? kendisi tanrıdır sen bilmezsin. görsen sen de tapınırsın ona. tanrı dediğin öyle birşeydir ki şu ana kadar kimse onu görmemiştir ama adının bile geçmesi kimilerinin iktidar kurmasına yeterli olur. benim sevgilim de öyle. kendisi de bir büyücü. ne istediğimi biliyor. benliğime sokulmuş bir casus gibi. kollarımda olduğu sürece herşey yolunda. ama bir gün o da iktidar peşine düşerse ne hale geleceğimi bilmiyorum. olsun... onun iktidar mücadelesinin benim üzerimde olması bile yeterli. ne kadar da zavallıyım ama değilmiş gibi yapıyorum... hepimiz öyle değil miyiz?
bu sarhoş olma hissini çok seviyorum. bitmesin... din, toplumların opium'u, alkol insanlığın iç dünyasına açılan kapı... birşey, astrosit hücrelerinin oluşturduğu kan-beyin duvarının ırzına geçerken ancak bu kadar zevk verebilir.

Hiç yorum yok: